BT Yönetimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BT Yönetimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ağustos 2011 Çarşamba

IT Yöneticilerinin öncelikleri...


Bilgi teknolojileri (IT - Information Technology) yönetiminde görev yapan tüm bilişimcilere önümüzdeki beş ila onyılı kapsayacak olan yeni trendleri paylaşmaktayım. Gartner, IDC başta olmak üzere IBM, HPO ve Cisco gibi bilişim sektörüne yönelik araştırma raporları yayımlayan şirketlerin 2011-2020 yıllarına ait öngörülerini bir araya getirerek aşağıdaki sıralamayı çıkarttım. Bunlar tüm dünyada geçerli olan trendler olup ülkemize yansımasının analizini bilgi işlemci gözüyle yapmaya çalıştım. Makro düzeyde inceleme yaparken mikro düzeye indirgeyerek Türkiye açısından da analizlerimi ülkemizin içinde bulunduğu şartları ve gerçeklerini gözönünde bulundurarak yazıların sonuna ekledim. Ajandamızda bu yeni trendlere bölümler ayırırken, çalıştığımız şirketlere nasıl adapte edeceğimizi düşünürken ve uygun olanları hayata geçirmekle uğraşırken bize verilen kısıtlı bütçeler dahilinde hareket etmeli ve günlük rutin işlerimizi de aksatmadan yerine getirmenin başlıca görevlerimiz olduğunu da unutmayalım...
Konuların üzerine gelip tıkladığınızda gerekli detay açıklamaları okuyabilirsiniz.
Önümüzdeki Pazartesi Sabahı ;
Değişen dünya ekonomisi ve teknolojik getiriler bugüne kadar ki kabullerimizi ve alışkanlıklarımızı kökten değiştirecek niteliktedir. Bunun bilincinde olmalı ve değişmeliyiz. Diğer iş birimlerleri ile herzamankinden daha çok çok beraber ve birlikte hareket etmeliyiz. Şirket üst yönetimlerine değişiklikleri anlatma uğraşı içinde olmalıyız. Departmanımızı yönetmek için yeni yöntemler geliştirmeli ve elemanlarımızı nasıl mutlu edeceğimizin yollarını bulmalıyız. Maliyetleri düşürmek ana hedefimiz olmalı.
Bana göre ...
BT yöneticilerinin işleri daha da zorlaşacaktır. Hem teknolojiyi yakından takip edecekler, bilecekler hem de bunları en az maliyetle uygulamaya alacaklar. Departmanın yönetiminde uzmanlıklar daha da derinleşeceği için yönetmek ve kontrol etmek daha da zorlaşacaktır. Her ne kadar işlerimizi kolaylaştıracak gibi görünsede bu yenilikler aslında daha da karmaşık ve kompleks sistemlere sahip oluyoruz. Kendimizi ve işimizi anlatırken zorlanıyorduk şimdi bulutlar üzerinde inşa edeceğimiz sistemleri bilmeyenlere nasıl anlatacağız düşünemiyorum :)

31 Mayıs 2011 Salı

Bilgi Teknolojilerinde Yolun Başında Olanlara Tavsiyeler...


"Ben ne olacağım ? ” … Bugüne kadar ders verdiğim öğrencilerden, web sitem ve bloglarım üzerinden bana ulaşanların en çok sordukları sorudur. Üniversite ve bölüm farkı gözetmeksizin okuyan, yeni mezun olacak öğrencilerin veya mezunların içinde hep aynı endişe mevcut. Meslek yüksek okullarında iki yıl veya üniversitede dört yıl boyunca aldıkları eğitimlerde bir yığın konuyu görmelerine rağmen kendilerini iş hayatına hazır hissetmiyorlar. Eğitim sistemimizi burada irdelemek gibi bir niyetim yok. Ayrıca öğrencilerimizinde özellikle üniversite yaşamlarının ilk senelerini “lay lay lom” şeklinde geçiriyor olmalarını da vurgulamam gerek. Yani çuvaldızı biraz da kendilerine batırmaları gerek.
Bugüne kadar çeşitli yollardan bana ulaşanlara verdiğim cevaplardan yola çıkarak aşağıdaki maddeleri hazırladım. Bunlar tamamen benim tecrübelerimden oluşan kişisel düşüncelerim. Bilgi teknolojileri sektöründe geçirdiğim 30 yıla yakın zaman ve bunun son 25 senesi yönetici olarak yaşadıklarım, gördüklerim, kazançlarım ve kayıplarım sonrasında bana kalan tortuları bir araya getirerek siz genç arkadaşlarımla paylaşıyorum. Özellikle yönetici olarak bana iş müracaatında bulunan genç arkadaşlarda gördüğüm eksiklikleri de belirtmeye çalıştım.
Önümüzdeki 10 yılda geçerli olacak bilişim sektöründeki teknolojileri ve uzmanlık alanlarını da belirledim ve seçiminize yarar sağlayacak kriterleri özet olarak açıklamaya çalıştım. Daha detaylı bilgi almak isteyenler hiç çekinmeden bana mail (aozkan@bilgisite.com) atabilirler…Her zaman olduğu gibi elimden geldiğince sorularınıza ve merak ettiklerinize cevap vermeye çalışacağımı bilmenizi isterim. Denemesi bedava :)
Bilişimci olun…
Yazılımcı / Donanımcı değil bilgi işlemci olun. Üniversitede ders verirken genç arkadaşlara hep bu sözü söyledim. Okurken bunun ne anlama geldiğini bilmezler pekte önemsemezlerdi ne zaman ki mezun olup gerçek hayata atıldılar o zaman anladılar ne demek istediğimi. Bilgiye sahip olan ve onu kullanan biri olun. Yazılım tarafında çalışırken donanımdan da bilginiz olsun. Donanım tarafındayken de yazılımların nasıl çalıştığını bilin…Haberleşme/İletişim teknolojilerini öğrenin. Her konuyu derinlemesine bilmenize imkan yok ama en azından belli bir düzeye kadar bilgi sahibi olmanızı öneriyorum. Donanım, sistem yöneticiliği görevlerinde bulunan kişiler kurdukları sunucular üzerinde hangi yazılımların nasıl çalıştıklarını çoğunlukla bilmezler veya ilgilenmezler. Oysa hangi yazılımların nasıl çalıştıklarını öğrenirseniz, merak edip araştırırsanız proaktif olarak gereken önlemleri alır, olabilecek sorunları daha iyi analiz eder ve daha hızlı çözersiniz. Aynı şekilde yazılım/programlama konusunda çalışan birisi olarak yazdığınız kodların, kurduğunuz yazılımların sunucu üzerine ne gibi yükler getireceğini bilerek, hesap ederek çalışıyor olmanız size daha geniş bakış açısı kazandıracaktır. Geliştirilen uygulamalar artık Internet üzerinden çok kullanıcılı olarak çalıştırılmaktadır. İletişim ağları, sunucular, kurulan güvenlik sistemleri bu uygulamaların çalışma performanslarını etkilemektedir. Bunları bilmeden, göz önünde bulundurmadan yazılım geliştirmek, sunucu kurmak ne kadar doğrudur ? Yazılımcı arkadaşlara sorardım kullandığınız tabloların arasında en fazla kaydı olan hangisidir diye çoğunlukla cevap vermezlerdi. Merak etmemişler nedense ? Donanımcı arkadaşlarla sorardım veritabanı çalışan sunucunun üzerindeki disk sistemlerinin hızlarını, RAM bellekler üzerindeki etkilerini, nasıl konfigüre ettiklerini verdikleri cevap çoğunlukla “bir danışman geldi ayarladı bizde onu kullandık” şeklindeydi. Ayrıca kariyerinizde yöneticiliği hedefliyorsanız bir şirketin bilgi teknolojileri departmanını yönetecekseniz her konuda bilgi sahibi olmanız gerek bunu unutmayın. Yolun başındayken hedefinizi belirleyin ve kendinizi buna hazırlamak için elinizden ne geliyorsa yapın…
Teknik bilgi ve becerinizi arttırmanın yanında yönetim, ekonomi ve piyasalar hakkında da bilgili olmanız size yarar sağlayacaktır. Özellikle üniversite sonrası yüksek lisans yapabilme imkanınız varsa veya sosyal enstitülere giderek, işletme, endüstri alanları üzerine ilave eğitimler almaya çalışın. Özellikle kariyer hedeflerinize ulaşmada yöneticilik seviyesine gelmeniz için teknik tarafınızın güçlü olması yanında işletme ile ilgili bilgilerinizinde olması size yarar getirecektir. BT departman yöneticisi olduğunuzda bütçe hazırlama, satın alma teknikleri, maliyet hesaplama, yönetimsel beceriler, ilişki yönetimi gibi konular sizin karşınıza çıkacaktır.
İngilizce’niz olsun…
Olmazsa olmaz…Meslek hayatınızda hep karşınıza çıkacaktır kariyeriniz için ingilizceyi kullanmanız gerekir. Yanında ikinci bir dili de katarsanız diğerlerine fark atarsanız. Zamanınızı iyi değerlendirin, yıllar çok çabuk geçiyor ve rekabet acımasız hal aldı. Sürekli sistemci, yazılımcı olarak çalışamazsanız, belli bir yaşa gelince iş bulmanız zorlaşacaktır. Kariyer hedeflerinizde yöneticilik, yükselme varsa başarılı olmanın yanı sıra yabancı dil çok daha önemli hale geldi. Globalleşen dünyada iletişim ve başarı için ilk şart İngilizce biliyor olmak…
Bu konuda fazla söze gerek yok…
3S kuralına tabi olun..
Sabır, Sadakat, Sebatkar olun…Girdiğiniz şirkette minimum 2-3 yıl kalın, sadık bir çalışan olun ve sahip olduklarınızla yetinin. Aç gözlü olmayın. Önünüzdeki uzun olacak iş hayatında size katkı sağlayacak bilgi, beceriler katacak iş yerlerini tercih edin. Meraklı olun, araştırmacı olun, soru soran olun, sorumluluk almaktan kaçınmayın. Yetkilerinizi kullanmaktan imtina etmeyin. İlave işler, sorumluluklar almaktan kaçınmayın. Angarya işlerde olabilecektir neticede yolun başındasınız ve çıraklık döneminiz boyunca bunlara katlanacaksınız. Unutmayın ki “şeytan detaylarda gizlidir.” Etrafınızda olan olaylara karşı uyanık olun, insan ilişkilerinde mesafeli olun ve her kesimden çalışanlarla iletişim içinde olun. Şirket içindeki dedikodulardan uzak durun. Size birşey kazandırmayacaktır. Yem olmayın.
Günümüzüde Y veya Z kuşağına mensup olanlar, yani sizler, kısa sürede hızlı ilerleme amacındasınız. Ancak iş hayatı uzun bir maraton ve başta hızlı olmanız size ileride de hızlı olacağınız anlamna gelmiyor. Çabuk yorulabilir ve geriye düşebilirsiniz. Emin adımlarla ilerleyin, CV’nizde kısa süreli çok iş yerinin olması size negatif puan getirecektir. Para her zaman önemli , ne kadar çok para kazanılırsa o kadar çok harcanır ama öğrenilen bilgiler harcanmaz ve size değer kazandırır. Bunun için iş yerleri seçiminde az para kazansanız bile size tecrübe ve bilgi kazandıracaksa tercih edin. Küçük bir iş yerinde önemli olmak veya büyük bir iş yerinde sıradan biri olmak. Hangisi sizi mutlu eder ?
Türkçe’yi düzgün kullanın……
Konuşma, yazma ve Sunum hazırlama becerilerinizi geliştirin. SMS yazar gibi maillerinizi yazmayın. Rapor ve sunumları hazırlarken amacınızı, projenizi doğru anlatabilmek için Türkçe karşınıza çok çıkacaktır. İş hayatında yazışma kuralları zamanla öğrenilir ama iş hayatına giren birisinin ana dilini biliyor olması istenir. İş başvurularında hazırlanan CV’lerde yapılan yazım yanlışlıklarını görünce o aday baştan kaybediyor. İş görüşmeleri sırasında kendini düzgün ifade edemeyen, anlamlı cümleler kuramayan, lafın sonunu getiremeyenler, lafın başı ile sonu ayrı yerlerde olanlarla çok mülakat yaptım. Bu kişileri işe alsam şirketteki diğer çalışanlarla nasıl iletişim içinde olacaklar daha önemlisi yöneticisiyle nasıl anlaşacak diye düşünürüm. O yüzden konuşmanızı ve yazmanızı geliştirin…Sokak ve SMS dilinden uzaklaşın…
Kendinize zaman ayırın ve bilgisayar başında yararlı zaman geçirin.
Günde en az bir saat kendinize ayırarak işinizle ilgili, uğraştığınız konularla ilgili araştırmalar içinde olun, yerli-yabancı kaynakları okuyarak bilgi dağırcığınızı genişletin. Internet’in nimetlerinden yararlanın. Chat yaparak, oyun oynayarak hatta TV izleyerek zamanınızı boşuna harcamayın. Öğreneceğiniz çok şey var diğerlerinden sizi farklı kılacak bilgilere sahip olmalısınız ki fark edilin. Bu meslekte her daim öğreneceğiniz çok şey var ve asla bitmeyecek. Aslında yaptığınız işler aynı olmakla beraber kullandığınız teknolojiler değişiyor. Teknolojik gelişmeleri takip edin, mesleki yayınları düzenli okuyun, araştırma dosyalarını okuyun, bilgisayarınızda kütüphaneniz olsun ve bulduğunuz dosyaları saklayın. Bilgisayarınızda mümkünse test ortamları hazırlayarak kendinizi geliştirebilirsiniz. Dediğim gibi bunun için kendinize zaman ayırmanız gerekir. Daldan dala atlamadan belli bir program dahilinde, disiplin içinde araştırmalarınızı gerçekleştirin ve sıkılmadan, yorulmadan devam ettirin.
Sosyal olun, çevrenizi genişletin.
Facebook, Linkedin gibi sitelere üye olun ama bunu iş hayatınıza katkı yapacak şekilde kullanın. Düzenlenen etkinliklere katılmaya çalışın. Buralarda tanıştıklarınızın kartvizitlerini alın ama kaybetmeyin. Onlarla çeşitli şekillerde iletişime geçerek irtibatınızı sürekli hale getirmeye çalışın. İş dünyası sanılanın aksine küçüktür ve zamanla anlayacaksınız ki sektörde herkes herkesi tanır ve bilir. Sosyal paylaşım sitelerine ekleyeceğiniz her türlü resimler, ifadeler, yazılar, alıntılar size ait olacağından bunların ileride size sorun yaratmaması için dikkatli ve seçici olun. Referans olarak buralardaki bilgiler IK’lar tarafından kullanılmaktadır bu nedenle başınızı ağrıtabilecek davranışlardan uzak durun. Sosyal olmanız, girişken bir yapıda olmanız, IT’ci olarak cam odalardan çıkarak topluluklar içinde olmanız sizi farklı kılacaktır. Sahip olduğunuz bilgi ne kadar çok olursa fark edilmenizde o kadar kolay olur.
Hangi iş alanları ?
Üniversiteden mezunsunuz ama hangi alanda çalışacağınızı bilmiyorsunuz. Panik yapmayın, çok normal, çünkü o kadar çok alan var ki. Aşağıda günümüzde ve bundan sonraki dönemlerde geçerli olacak alanları çıkarmaya çalıştım. Kendinize en yakın hissettiğiniz branşlara yönelin, kendiniz için SWOT analizini yapın ve sonuçları objektif olarak değerlendirin. Alternatiflerinizi ne kadar çok arttırırsanız, seçenekleri ne kadar çok çeşitlendirirseniz karar vermeniz kolaylaşır. Her ne kadar bu kadar çok bilgi karşısında karar vermek size zor gelebilirse de bu konuda güvendiğiniz kişilerle görüşerek onların fikirlerini almanızda fayda var. Önünüzdeki 25-30 senin planını 5 senelik periyotlar halinde yapın ve bireysel hedefler koyun kendinize. Başarısızlığın olacağını bilin ama buna takılmayın. Hatalardan ders alarak tekrarlamayın.
Sanallaştırma / Bulut Bilişim
Günümüzün ve bundan sonraki on-onbeş yılın popüler konusu. Teknik bir alan olmakla beraber işin yönetimsel tarafı da olduğunu belirtmem gerek. Kullanılan teknolojiler gelişmekte ve standartlar oluşmaya başladı. VMWARE, Hyper-V, Citrix gibi sanallaştırmada kullanılan teknolojilere eğilebilirsiniz. Özel/kamu bulutlar kurulması tarafında çalışmalara katılabilirsiz. Green IT denilen daha yeşil sistem odalarının tasarımı konularında çalışabilirsiniz. İleriki yıllarda enerji en büyük sorun olacaktır Bilgi Teknolojileri açısından. Bu gerçeğin farkında biri olarak, gerekli bilgilere sahip olmanız size avantaj getirecektir. Burada da hatırlatmakta fayda görüyorum işin sadece teknik tarafından bakmayın yönetimsel ve ekonomik açıdan da bilgili olun. Çünkü yeni bir ekonomi yaratılıyor. Internet ekonomisinin yerine gelen bulut ekonomisi , Bilgi Teknolojilerinin mevcut iş yapış şekillerini kökten değiştirecektir.
Programlama
WEB 2.0 teknolojileri ile yazılım tarafında uzmanlaşmak isteyenler için Flash,HTML5, Silverlight gibi programlama dillerini öğrenmelerini tavsiye etmekteyim. Önümüzdeki yıllarda Internet üzerinden , bulut bilişim kullanılarak uygulamaları çalıştırmak çok yaygınlaşacaktır. Ayrıca mobil teknolojilerin çok daha fazla kullanılıyor olması yazılım ihtiyaçlarını da beraberinde arttıracaktır. Bu nedenlerden dolayı yazılım tarafını kendinize yakın hissediyorsunuz bu alanı rahatlıkla seçebilirsiniz. Yazılımcı olarak 5-10 sene çalıştmayı göze almanız gerekir. Bu zaman zarfında proje yönetimi konularına da eğilmenizi ve kendinizi yazılım müdürü olarak hazırlamanızı önereceğim. Teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek bu teknolojileri kullanan firmalarda rahatlıkla iş bulabilirsiniz.
Güvenlik teknolojileri
Artan teknoloji kullanımı beraberinde güvenlik konusunu da öne çıkartacaktır. Önümüzdeki yıllarda güvenlik konuları sürekli gündemde olacaktır. Bulut bilişim, mobil teknolojiler ve yazılımların internet üzerinden yoğun kullanımı şirketlerde güvenlik ihtiyaçlarını da arttıracaktır. Donanımsal ve/veya yazılımsal güvenlik çözümleri günümüzde olduğu gibi bundan sonra da revaçta olacaktır. Güvenlik teknolojileri kendi içinde farklı kollara ayrılır ; firewall, saldırı tespit, LAN/WAN güvenlikleri, veritabanları güvenlikleri, PC/Notebook güvenlikleri, antivirüs, spam filter gibi konularda uzmanlaşarak iş bulma imkanınızı arttırabilirsiniz. Güvenlik konusundaki ürünlern büyük kısmı yabancı kökenli firmalara ait olduğundan Ingilizce biliyor olmanız size çok büyük artı değer kazandıracaktır.
Mobil Teknolojileri
Önümüzdeki 5-10 yılın en popüler konusu mobilite olacaktır. Her yerden, her türlü cihazla ve sürekli internete bağlı olarak çalışmak bir yaşam biçimi haline gelecektir. Aşağıda verdiğim rakkamlara bakarak sizde bir fikir sahibi olabilirsiniz.
Mart 2011 itibariyle Türkiye’de *;
- Toplam 61,7 milyon mobil abone bulunmaktadır.
- 2003 yılında sadece 18 bin internet abonesi bulunmaktayken, sekiz yılda 9,1 milyona ulaşmıştır.
- Mobil genişbant internet abone sayısı 1.8 milyona ulaşmıştır.
- Toplam mobil genişbant internet kullanım miktarı 5.460 TByte
- Toplam sabit genişbant internet kullanım (indirme ve yükleme) miktarı yaklaşık 365.000 TByte (yaklaşık %88’i veri indirme, %12’si veri yükleme) şeklinde gerçekleşmiştir.
Mobil teknoloji iş kolunda hem yazılım hem donanım ürünlerinin geliştirilmesi, pazarlanması, sistemlerin kurulması gibi konularda çalışabilirsiniz. Teknolojik gelişmeleri yakından takip etmeniz, iletişim tipleri hakkında bilgi sahibi olmanız, santral ve cihazlar üzerine alacağınız eğitimlerle kendinizi hazırlayabilirsiniz. İletişim kabiliyetleri genişledikçe uygulamalarda artacaktır. Türkiye’de ISP olarak hizmet veren kuruluşlarda (Mart’11 itibariyle Haberleşme sektöründe faaliyet gösteren işletmeci sayısı 489, ISP olarak hizmet veren firma sayısı 49’dur) sistem mühendisi, proje yöneticisi gibi pozisyonlarda (Türk Telekom’un çalışan sayısı 25.582, mobil işletmecilerin toplam çalışan sayısı 7.668 ve diğer işletmecilerin çalışan sayısı 4.643 *) görev yapabilirsiniz. Sizlere çalışmaya başlamak için en çok tavsiye edeceğim iş kollarından bir tanesidir.
Voice/VoIP Uzmanlığı
Bilgi Teknolojilerinde farklı bir uğraş dalı daha. Türkiye’de iletişim ağlarının yeterince yaygınlaşmamış olması ve var olanlarında kalitesizliği bu sektörün dezavantajlı yönleri. Ancak telekomünikasyon sektörü 2002′den bu yana çok hızlı geliştiğinden ses ve video konferans uygulamaları da artacaktır.
Mart 2011 tarihi itibariyle Türkiye’de * ;
- Alternatif işletmecilerin toplam fiber uzunluğu 41.495 km’dir. Türk Telekom’un ise 2010 yılı sonu itibariyle 126.518 km fiber optik altyapısı bulunmaktadır.
- Toplam mobil trafik hacmi 33,95 milyar dakika olarak gerçekleşmiştir.
Şirketlerin maliyetlerini düşürmesi için bu teknolojilere eğildikleri ve kendi içlerinde yaygın olarak kullanacaklarını öngörüyorum. Ayrıca mobil teknoloji alt sektörü ile de dirsek temasının olduğunu da söylemem gerek. Cep telefonlarından 3G yayınları yakın zamanda bugünden daha çok kullanılacaktır. Yakın zamanda Microsoft’un Skype firmasını satın alarak bu alana yatırım yapıyor olması bu öngörümü desteklermektedir. Cisco, Polycon, Avaya gibi firmalar ve ürünleri bu alanda en bilinir olanlarından. Skype, Microsoft OCS (yeni adı Lync) en yaygın yazılımlar.
ERP uzmanlığı
ERP yazılımlarında uyarlayıcı olarak çalışabilirsiniz. Günümüz Türkiye’sinde irili ufaklı bir çok ERP uygulamasını kullanan firmalar mevcut. ERP uygulamalarının en bilinir olanları SAP, ORACLE; JDEdwards gibi yabancı olanlar ağırlıklıdır. Türk kaynaklı yazılımlarda mevcuttur. ERP yazılımlarının kurulum, bakım desteğini veren firmalarda görev alabilirsiniz. Bunun için ekonomi, işletme ve endüstri alanlarında ilave bilgi sahibi olmanız size avantaj getirecektir. Sosyal ilişkilerinizin kuvvetli olması, insanlarla olan iletişiminizin iyi olması, analiz yeteneğiniz size başarı getirecek yan unsurlardır. Zamanla görev aldığınızı proje sayısı arttıkça beraberinde tecrübenizde artacak ve danışman olarak daha iyi pozisyonlarda çalışabilirsiniz. Bu alanda görev yaparken; Veritabanı yöneticiliği, iş zekası uzmanlığı gibi branşlara da geçmeniz olasıdır.
İş Zekası
Günümüzde artan veri yoğunluğu arasından yararlı bilgi elde etmek için iş zekası uygulamaları kullanılmaktadır. Özellikle müşteri ihtiyaçlarının belirlenmesi, pazar-ürün analizleri, gelecek tahminleri gibi konular İş zekasından faydalanılmaktadır. Bu uygulamaların şirketlere uyarlanmasında görev alabileceğiniz gibi bu uygulamaları kullananda olabilirsiniz. Veritabanlarının çalışma mantıkları, analiz süreçleri, sorgulama metodları gibi konularda bilgi sahibi olunması gerekir. Projelerde çalıştıkça elde edilecek tecrübe ve beraberinde alınacak teknik eğitimlerle bu konuda uzman olabilirsiniz. Şuan için kısıtlı imkanlara sahip olsa bile önümüzdeki 5-10 yıl içinde firmaların bu konulara daha çok önem vereceğini öngörmekteyim. Artan ihtiyaçlar beraberinde uzman kişi arayışını da getirecektir. ERP uzmanlığı, veritabanı yöneticiliği gibi branşlarda da görev yapma olasılığınız mevcuttur.
Veritabanı Yöneticiliği
Günümüzde ve önümüzdeki 10 yıl içersinde Türkiye’nin veri miktarı çok hızlı artacaktır. Bu verilerin tutulduğu veritabanlarının yönetilmesi de popüler olacaktır. Bu nedenle ORACLE, MS-SQL, IBM DB2 hatta MySQL veritabanı uygulamalarını bilen uzman arayışı da yaygınlaşacaktır. Bu iş alanını şiddetle sizlere önermekteyim. Diğer iş alanlarına göre biraz daha zahmetli ve zor olduğunu baştan söylemem gerekir. Ancak çok keyifli ve bir o kadar da prestijli bir iş kolu olduğunu söyleyebilirim. Türkiye’de bu alanda yetişmiş eleman azlığı mevcut ve pek bilinmiyor. Bilinçli bir tercihle bu alanı seçmeniz halinde 3-5 sene sonra maddi ve manevi olarak tatmin olabilirsiniz. ERP ve İş zekası gibi diğer iş kollarıyla birlikte çalışma imkanı sizin açınızdan avantaj olacaktır.
Proje Yönetimi
Şirketlerde ve BT departmanlarında gerçekleştirilecek olan projelerin tasarlanmasında, yönetiminde ve kontrolünde olmak isterseniz bu branşta uzmanlaşmanız gerekmektedir. Proje yönetimi üzerine alacağınız eğitimler ve proje yönetim uygulamalarını kullanarak işinizi yapabilirsiniz. Diğer branşlara göre daha dar kapsamlıdır. Proje yönetimi ülkemizde pek önemsenmez ve çoğunlukla mevcut yöneticilere ilave iş olarak verilir. Ancak bu şekilde yaklaşım yanlıştır ve başarısız projelerin nedenlerinin başında gelir. Ayrı bir uzmanlık gerektirmektedir. İşletme, mühendislik formasyonlarına sahip olmanız size avantajlı hale getirecektir.
ITIL/COBIT/BT Denetim Uzmanlığı
Globalleşme sonrasında, Avrupa birliği entegrasyonu ile birlikte firmaların bilgi teknoloji departmanlarında bu iş kolunda uzman elemanlar istihdam edilecektir. Özellikle banka ve büyük şirketlerde şimdiden bu alt departmanlar kurulmaktadır. BT departmanlarındaki çalışan mevcut elemanlara eğitim verdirilerek bu iş kolunda çalışmaları için imkanlar sağlanmaktadır. Sizde bu alanda çalışmayı seçerek farklı bir yönde kendinizi geliştirebilirsiniz. Eğitimlere katılarak vizyonunuzu geliştirin, internet üzerindeki kaynakları okuyarak bilginizi arttırın, ingilizcenin size kazandıracağı bir iş kolu olduğunu bir kez daha vurgulamam gerek.
Çağrı Merkezi
Yeni teknolojik gelişmeler, yeni uygulamalar, yeni ürünler hepsi daha fazla müşteriye ulaşmak için. Ülkemizde çağrı merkezlerinin sayısı hergeçen gün artmakta ve daha da artacağını söyleyebilirim. Sizde bu merkezlerde görev alarak faklı bir kolda çalışabilirsiniz. Yorucu ve zahmetli olmakla beraber müşterilerle yakın temasta olmak, onların sorunlarına çözümler bulmak ayrı bir zevk olduğunu unutmamak gerek. Eleman açığı olan bu iş kolunda en elttan başlayarak bir ila üç sene içinde sorumlu ve hatta yönetici konumuna gelebilirsiniz. Ayrıca çağrı merkezlerinde çalışarak kazanacağınız parayla arta kalan zamanlarınızda alacağınız eğitimler için finansman kaynağını da elde etmiş olursunuz.
* (BTK 2011 1. çeyrek raporu)

27 Nisan 2009 Pazartesi

Asıl tehlike içerde, dışarda değil !

Merhabalar,

Bir BT yoneticisi, sirketlere uygun guvenlik politikalarini belirlemek, uygulamaya almak ve yurutmek konusunda gorev yapmaktadir. Ancak ozellikle sirket ust yonetiminden gelen ve asagida kisaca ozetlemeye calistigim durumlarda guvenlik aciklari olusmakta. Bu gibi durumlarla karsilasan BT yoneticisi arkadaslarin fikirlerini almak isterim.

• Yonetim kurulu baskani, uyelerinin hatta sirket genel muduru ve genel mudur yardimcilarinin internete direkt cikmak istemeleri (yani bir proxy kullanmadan ve direkt firewall uzerinden) durumunda tum guvenlik politikalarinin disina cikmis olmazlar mi ?
• Ayrica bu kisilerin facebook ve benzeri sitelere giris yapmak istemeleri, internetten muzik veya diger programlari download etmeleri, hatta MSN kullanma gibi durumlarinda hangi guvenlik politikasıni yada urununu kullanabilirsiniz ?
• Bu kisilerin bilgisayarlarinda kurulu olan virus tarama programlarina guvenmek ne kadar sagliklidir veya yeterlimidir ? Bu bilgisayarlarin USB’lerinden cesitli dosya alisverisleri ile diger bilgisayarlara virus veya diger zararli programlarin bulasmasina engel olunabilir mi ?
• Ozellikle notebook kullanicilarinin wireless kullanarak TTNET WIFI gibi yerler uzerinden kendi kisisel abonelikleri ile internete cikmalari durumuna nasil engel olunabilir ?
• Gene notebook kullanicilarinin sirket ortaminin disindayken interneti kullanmalari durumunda sanirim sadece virus tarama programlarina guvenmekten baska caremiz yok degil mi ?
• Sirkete gelen danismanlarin sirket network hattina bagli iken, internet hattini kullanarak disardaki diger sistemlere baglanmak istemeleri (danisman olarak diger sirketlerede destek vermek zorunda olduklarindan), MSN ve benzeri programlari kullanmak istemeleri durumunda politikalar nasil revize edilmekte ?
• Sirket ust duzey kullanicilarinin bilgisayar kullanim bilgilerinin –istisnai durumlar haricinde- oldukca yetersiz olduguda gozonunde bulundurursak nasil bir yontem izlenmelidir ?

Yukaridaki bu tespitleri arttirmak mumkun ama ben sizlerin zamanini almamak icin ilk aklima gelenleri yazdim. Bu gibi durumlar karsisinda guvenlik urunlerini arttirmak mumkun olmakla beraber getirecegi mali yukleri sirket ust yonetimine anlatmak ve kabul ettirmekte mevcut kriz durumunu da goz onunde bulundurursak cok zor gibi …Ayrica sisteme cesitli guvenlik uygulamalarini entegre etmekte beraberinde bir yigin sorunu hatta BT yonetimi acisindan karmasayi da getirmektedir. Bu yazdıklarımdan sakın ola, konu hakkında bir şey bilmiyorum ve öğrenmek istiyorum gibi bir durum anlaşılmasın. 25 yıllık BT yöneticisi olarak karşıma çıkanları, yaşadıklarımı, duyduklarımı paylaşmak istedim.

Biraz keskin bir soru olacak ama o zaman onca yazilim, urun ve guvenlik konusunda BT yoneticilerinin ugrasilari bir kisir donguden mi ibaret ?

Bu sorular cercevesinde yakin cevremde yaptigim kisa arastirmalarda aldigim cevaplari paylasmak istiyorum ;

“Sana katılmamak mumkun degil, hepimiz ayni dertten muzdarip degilmiyiz. Sen istedigin kadar paronaya yap, guvenligi maximuma cikar , içerden bir kullanici memory stick’i pc ye taksin
sonuc ortada… Egitim sart peki bir kerelik eğitim etkilimi ? ?) saniyorum anladiniz . Eğitmenmiyiz, BT cimi? ?) bunu değistirmek zor. Daha cok isimiz var .”

Bu arkadasim benzer sorunlarla karsilastigindan halden anliyor ve durumun carpikligini dile getiriyor.

“Cevap basit.
Bu tip genel guvenlik politikası harici seyler isteyen yetkililere kendiniz adına bir muvakkatname hazırlatıp imzalatın. İstediginiz sey sirketin genel bilgi sistemleri guvenlik politikasına aykırıdır ve risk icermektedir.
Bu eylemi saglamam halinde olusabilecek sorunlardan ben mesul degilim.

Yarın bi gun bu istek neticesi olusacak sorun , is gucu , zaman ve para kaybından sorumlu olmazsanız en azından basınız agrımaz.”

Bu arkadasim ise, cozumu basite indirgemiz ama hayat ve calisma kosullari o kadar basit degil. Karşında Yonetim Kurulu başkanı veya Genel Müdür varsa imza almak ne kadar mümkün olabilir ? Ayrica bir sorun çıktığında gene uğraşacak, gece uykusuz kalacak BT yöneticileri değil mi ?

“BT yoneticilerinin YK'a bazi seyleri anlatabilmenin zorluklarini iyi bilirim fakat bu konuda da 1 musibet 1000 nasihatten iyidir seklinde yaklasirsak
bir guvenlik kontrolu/denetimi yaptirabilir rapor hazirlanabilir.Hazirlanan raporu ve riskleri goren YK'ya bazi seyleri sizin disinizda biriden duymak "iyi" gelebilir ! :)
belkide , ozaman konunun onemini anlayabilirler belki yatirim karari alabilirler ; Tecrubeyle sabittir.

Daha sonra sirketinizin BT alt yapisi icin belirli standartlari ornek gosterebilir ve bu standartlari yakalamayi hedefleyen bir proje ile YK'a gidebilirsiniz. ( ITIL , Cobit , ISO 27001 vs vs ... )”

Bu arkadaşım ise, konuya teorik yaklaşmakta ve çözüm önerilerini getirmektedir. BT yöneticisinin yapamadığını dışardan bir danışman ya da danışmanlık firmasına yaptırmak gerekiyor. Zaten danışmanlarında görevleri bu değil mi ? Bu da başka bir yazı konusu olacak kadar derin.

“Değiştiremiyorsan sen firmanı değiştir ve kurumsal bir firmaya geç”

Bir arkadaşım ise konuya çok daha keskin bir çözümle yaklaştı. Eğer olmuyorsa işi değiştireceksin ve kurumsal bir firmaya geçeceksin. Sanki tüm kurumsal firmalarda bu sorunlar yok mu ? dışardan devasa görünen şirketlerin BT sistem ve ekiplerinin aslında ne kadar düşük seviyede olduklarını 25 yıllık tecrübeyle o kadar çok gördüm ki ?

Güvenlik ürünlerinin daha çok dışardan gelen tehditler ve saldırılar için tasarlanmıştır. Bence asıl tehlike içerde. İçerdeki kullanıcılar ve yaptıkları BT sistemleri için asıl büyük tehdit oluşturmaktadır. Bunları engellemek o kadar koaly olmuyor. Hele dağınık sistemlere sahip iseniz. Her bir lokasyon için yatırımlar yapmak ve bunları yönetmek, kontrol etmek için geniş ve bilgili ekiplere ihtiyacınız var. Ayrica yatırımın büyüklüğünü de sanırım gözünüzde canlandırıyorsunuzdur. Konu derin ve uzun buradan anlatmak zor. Hani bazı şeyler vardır ya anlatılmaz ancak yaşamak gerekir işte öyle bir şey…

Konu hakkında sorularım ve aldığım cevaplar özetle bunlar. Siz ne düşünüyorsunuz ?

14 Nisan 2009 Salı

Sistem Odası Tasarımı ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Sistem odalarını kurarken onceden planlama yapilmalidir.
  • Sistem odasında sistemlerin kabinlerin yerleştirilmesini kagit uzerinde yapilmali ve ileride buyume ve genisleme sartlari gozonunde bulunulmalidir.
  • Sistem odasinin topraklamasi binanin topraklamasindan ayri olarak yapilmalidir.
  • Sistem odasinin elektrik dagitim panolarinin ayri olmasi ve mumkunse kat panolarindan ayri olarak direkt giristen beslenmelidir.
  • Sistem odasina, sicaklik-nem-giris kontrol sistemleri kurulmali ve kontrol disi durumlarda SMS ile uyari sistemleri ile desteklenmelidir.
  • Sistem odasina kesinlikle guvenlik kameralari yerlestirilmelidir. Ozellikle mesai saatleri disinda girisler oldugunda alarm ve SMS ile uyari sistemleri kurulmalidir.
  • SMS ile uyari sistemlerinin calisir oldugunu gozlemlemek icin belli saatlerde sistemden olagan mesajlar atilmalidir. SMS sisteminin calistiginin da kontrol edilmesi gerekir.
  • Sistem odasinin sogutulmasi icin klima sistemlerinin tabandan sogutma sistemli olmasini tercih ediniz. Split ya da kabin tipi klimalar hava sirkulasyonlarinda saglikli sonuclar vermez. Ayrica bu klimalarinda elektrik sistemleri ayri olmalidir. Klima bakimlarini zamaninda yaptirmaniz gerekir. Bu islemleri Idari Isler departmani ile ortaklasa ya da BT olarak kendi basiniza yaptirabilirsiniz.
  • Sistem odasinin UPS’i mumkunse bina sistemi ile ayri olmalidir. Bu durumda BT’ye iki UPS sisteminin kontrol etme sorumlulugu getirecegini de unutmamak lazim.
    Bina jenerator sisteminin calisir durumda olmasi sistem odalarinin guvenligi icin onemli oldugunu kesinlikle unutmayiniz. Jeneratorun bakimi hatta mazotunun calisip calismadigini da BT sorumlulugundadir. Bu yuzden Idari isler departmanina birakmamakta fayda var.
    Bina icindeki genel guvenlik elemanlari ozellikle mesai saatleri disinda olabilecek acil durumlarda sistem odasina girebilecekleri icin (yetkili BT personeli gelene kadar) yetki verilmesi uygun olacaktir.
  • Ozellikle elektrik kesintilerinde UPS’in devreye girmemesi ya da jeneratorun devreye girmemesi durumlarinin da kontrol altina alinmasi gerekmektedir. Mesai saatleri disinda guvenlik elemanlarinin bu tur durumlarda isik-ses ile uyarilmalari uygun olacaktir.
    UPS akulerinin sarjli olmasina ve elektrik kesildiginde ne kadar zaman dayanacaklarini kontrol altinda tutunuz. Elektrik kesintilerinin ya da gerilim degisimlerinin cok oldugu yerlerde UPS akuleri zamanla etkilerini kaybedebilirler.
  • Kapi giris kontrol sisteminin ve kartlarin ozellikle sistem odasina giris yapan elemanlarin ayrilmasi durumda guncellenmesi atlanmamalidir.
  1. Yangın
    Bilgisayar sistemleri yangına karsı oldukça zayıf bir korunmaya sahiptirler. Yangın bilgisayarları dogrudan yakarak zarar veremese bile, yüksek sıcaklık sabit disklerin ve kartlar üzerindeki tüm lehimlerin erimesine neden olabilir.
    1980’lerin sonunda Halon gazı temelli yangın söndürücülerin, sistem odalarının yangın korumasında uygun oldugu düsünülmekteydi. Halon gazı, atesin kimyasalreaksiyonunu keserek yangını söndürmekte, su gibi elektrik iletkenligi özelligi de göstermemektedir. Ancak Halon gazı bogucu niteliktedir, ölümlere sebebiyet verebilir. Ayrıca ozona zarar vermemek amacıyla karbondioksit (CO2) temelli söndürücülerde kullanılabilmektedir.
    Oncelikle sistemleri acilen kapatiniz (dugmesinden degil) Bu konuda onceden hangi sistemlerin hangi sirada ve kimler tarafindan kapatilacagini biliniz ve zaman zaman bunu test ediniz.
    Sistemleri kapattiktan sonra Elektrik sistemlerini devre disi birakiniz (salterleri kapatin)
    Tasınabilir yangın söndürücünün kapıya olabildigince yakın olmasını ve sistem odasına girme yetkisine sahip personelin bu söndürücüyü kullanabilme konusunda yeterli deneyim sahibi olmalidir.
    Yangın söndürücünüzün yeniden doldurulması gerekip gerekmedigine iliskin durumunu aylık olarak kontrol ediniz. Göstergelerinde kontrol edilmesini hatırlatalım. Bu konuyu sirketinizin Idari isler departmanina birakmamanizi oneririm.
    Eger otomatik bir yangın alarm sisteminiz varsa, sistemin yanlıs alarm ve acil durumlarda durdurulabilir oldugunu denetleyiniz. Calisir gozukur ama calismaz !
    Yakın çevrede, yangını ya da yanlıs alarmı fark edenlerin kullanabilecekleri bir telefonun bulunmasını saglayınız. Yanina itfaiyenin ve polisin acil numaralarini da yazmayi ihmal etmeyin.
  2. Duman
    Duman, bilgisayar sistemlerine derinden zarar verir. Bilgisayar disklerinin kafalarına,optik disklere ve teyp sürücülerine etki eder.
    Sistem odasında sigara içmelerine izin vermeyiniz.
    Sistem odasına mutlaka duman dedektörleri yerlestiriniz. Aylik olarak test etmelisiniz.
    Yükseltilmis zeminin oldugu odalarda zeminin altına, alçaltılmıs tavanın oldugu odalarda tavanın üstüne duman dedektörleri yerlestirmelisiniz.
    Uygun oldugu takdirde, hem zeminin altına hem de tavanın üzerine dedektör yerlestirmekten kaçınmayınız.
  3. Toz
    Duman gibi, toz da disk kafalarında birikerek disklerinizi çalısmaz hale getirebilir. Uzun vadede hem kayıt kafasına hem de disk kayıt ortamına birikerek onlari calismaz hale getirir ve bir anda verilerinize ulasamazsiniz. Havada bulunan tozun büyük bölümü elektriksel olarak iletkendir. Bir çok bilgisayar sistemlerinde, sogutma vantilatörleri aracılıgı ile hava sistem içerisinde çekilmekte ve arkadaki fanlardan disariya atilmaktadir. Bu hava alisverisi sirasinda havanin icinde bulunan tozlar sistemlerin icinde kalabilir ve zamanla temizlik yapilmadigi durumlarda birikerek zararli olmaya baslarlar.
    Sistem odanızı olabildigince tozdan arındırınız. Ozellikle yukseltilmis tabanlara dikkat edin. Sistem odasına girerken ayakkabılarınızı temizlemenizi oneririm. Odaya ne kadar az giris olursa o kadar iyi. Ayrica odanin tabanini haftada bir paspaslamayi unutmayin.
    Eger bilgisayarlarınızın hava filtreleri varsa, periyodik olarak degistiriniz ya da temizlenebilir türde ise temizleyiniz.
    Bilgisayar sistemlerinin temizliginde kullanmak üzere bir kompresör edininiz ve periyodik olarak kullanılmasını saglayınız.
  4. Deprem
    Ozellikle ulkemizin bir deprem kusaginda oldugunun hatirlanmasiyla bu konuda binanin saglamligi ile dogru orantilidir. Ancak depremler her zaman yikici olmaz. Bu yuzden deprem sirasinda ki sallantilardan sistemlerin etkilenmemesi sizin sorumlulugunuzdadir.
    Sistemlerinizi kabinlere montaj ediniz.
    Kabinlerin altindaki tekerlekleri sabitleyiniz. Boylece hareket etmelerini engellemis olursunuz.
    Sabitlenmemis hicbir sistemin olmadigindan emin olun. Ozellikle kucuk switchler, modemler konusunu gozardi etmeyin.
  5. Patlama
    Bilgisayar sistemleri patlamaz ama bina icindeki dogal gaz ve benzeri yanici bilesenlerden dolayi binaniniz dolasiyle bilgisayar sistemleriniz zarar gorebilir.
    Sistem odanızın yerini, patlama için merkez olabilecek istasyonlardan uzak olacak biçimde seçiniz.
    Yedeklerinizi patlamaya dayanabilecek kasalar içerisinde, ya da daha iyisi bina dısında güvenli mekanlarda saklayınız.
  6. Sicakliklik ve Nem
    Sistem odalarinin sicaklik seviyelerinin 18-22 derece arasinda olmasi normaldir. Bu degerlerin alti ve ust degerleri sistemlere zarar verecektir.
    Sistem odanıza bir sıcaklık ve nem alarmı yerlestirerek çok sıcak ve çok soguk durumlarda alarmların olusturulmasını saglayınız.
    Bilgisayar sistemlerinizi duvarlara çok yakın yerlestirmemeye özen gösterin. Boylece hava akimini engellememis olursunuz. Sistemler onden sicak havayi alir ve arkadan verir. Bu yuzden duvara yakin yerlestirdiginiz takdirde, havalandırmayı engelleyerek bilgisayarlarınızın iç sıcaklıklarının yükselmesine neden olabilirsiniz. bilgisayarlarının her kenarının duvardan 15-20 cm açıkta olmasını önerilir.
    Kablolamalarin hava akimini engellemeyecek sekilde yapilmasini ve ozellikle fanlara gelmeyecek sekilde duzenleyiniz.
    Yukseltilmis tabanlar, sistem odasini soguturken kacak noktadirlar. Ozellikle sistem odasinin cevresindeki sicak havayi sistem odasina tasirlar. Bunun icin yalitimi iyi yapin.
    Sistem odasinda pencere varsa pencereleri filmle kaplayiniz. Hem guvenlik acisindan (disardan gorunmesi engellenmis olur) hem de sicakligi engeller.
    Yerden uflemeli (tabandan) klima sistemlerinin kullanilmasini tavsiye ederim.
  7. Bocekler
    Her turlu hasarat sistemlerinize zarar verebilirler. Ozellikle temiz olmayan sistem odalarinda (boyle bir sistem odasi olmaz herhalde!) olusan orumcekler bir toz toplama istasyonu hale gelirler.
    Yukseltilmis taban ve tavanlarin yalitimlarina dikkat edilmelidir. Ozellikle kemirgen turu bocekler kablolari kemirirerek zararli olabilirler.
    Ilaclama ya da tabletlerle boceklere karsi onlem aliniz. Bunu binanin her yerinde uygulamalisiniz. Network kablolari ya da fiber optik kablolarin zarar gormesi kesintiye neden olacaktir. İdari isler departmani ile ortaklasa calisma yapmaniz faydali olacaktir.
  8. Elektriksel Gürültü
    Motorlar, fanlar ve bazı hizmet birimleri ürettikleri elektriksel gürültü nedeniyle diger bilgisayar sistemlerine zarar verebilirler. Gürültü, hava yoluyla ya da birbirine yakın güç kabloları aracılıgı ile tasınabilir.
    Bilgisayar sistemlerinize güç saglayan devre üzerinde büyük bir baska cihazın çalısmamasını garanti ediniz.
    Ttüm kabinlerinize ayrı güç ve toprak kablolaması yaptırınız.
    Bilgisayar sisteminizin güç kaynagına bir hat filtresi ekletiniz.
    Cep telefonları, walkie-talkie’ler ve her türlü radyo alıcı ve vericileri bilgisayar sistemlerine zarar verir. Özellikle güçlü vericiler, bilgisayar sistemlerinize kalıcı zararlar verebilirler.
    Her türlü alıcı ve verici, bilgisayar sistemlerinden, kablolardan ve çevre birimlerinden en az 2.5m uzakta tutulmalıdır.
  9. Yıldırım
    Yıldırımlar, ani gerilim dalgalanmaları yaratarak bilgisayar sistemlerinize zarar
    verebilirler. Eger binanızın paratoneri varsa, yıldırım paratonere çarptıgı andan toprakla bulusana kadar akım geçen tüm yol üzerinde ciddi bir manyetik alan yaratır.
    Sistem odanizin, paratoner sisteminin gectigi kablolamadan etkilenmeyecek bir yere kurunuz.
    Binanizi paratoner ya da paratoner cerceve sistemleri ile kaplayiniz. Ozellikle celik konstruksiyon uzerine kurulmus olan binalarda konstruksiyonlarin her kosesini topraklama yaparak kafes sistemi olusturarak yildirimlara engel olabilirsiniz.
  10. Titresim
    Titresim, uzun sürede bilgisayar sistemlerine zarar verebilir.
    Sistemlerinizi kabinler icine monte ederken sabitlemeyi cok iyi yapmalisiniz. Vidalamanin saglam olmasina dikkat ediniz.
    Kablolari sistemlerinizin uzerine birsey koymayiniz hatta kablolari bile !
  11. Su
    Su, sistemlerinizin en buyuk tehlikesidir. Hem kisa devre yaparak daha buyuk tehlikelere neden olabilecegi gibi sistem icinde zararda verebilirler.
    Sistem odanizin taban ve tavanlarina su dedektorleri yerlestiriniz.
    Sistem odanizda umarim acilabilir pencere yoktur.
  12. Yiyecek ve içecekler
    Sistem odasi icine kesinlikle yiyecek ve içecekle girilmemelidir. Ozellikle gece calismalari sirasinda bu tur kazalar herseyi berbat edebilir.
  13. Bilinçli Saldırılar
    Sistem odasinin taban yada tavanı duvarla bolunmus degildir. Bu yuzden buralardan gelebilecek tehliklere karsi dikkatli olmalisiniz. En iyisi buralari duvar ormekle girislere engel olabilirsiniz.
    Tabii sistem odalarinin kapilarini da kontrol altina almalisiniz.
    Pencerelerin sistem odalari icin ne kadar tehlikeli olduklarini birkez daha guvenlik acisindan tekrarlamis olalim.
    Yönetici olarak...
    Bina ve sistem odası elektrik sistemine hakim olun. Topraklamayı sakın ihmal etmeyin !
    Idari işler departmanı ile ortaklaşa hareket etmelisiniz.
    Sistem odasına, ısı-hareket-nem gibi bilgileri kontrol eden ve aşırı durumlarda SMS atan sistemler kurun.
    Acil durum eylem planınız olsun ve sistemlerinizin kapanma sırasını belirleyin.
    UPS ve Jeneratör sistemlerinin kontrol ve bakımlarını asla ihmal etmeyin.