Teknoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Teknoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Mayıs 2011 Salı

Bilgi Teknolojilerinde Yolun Başında Olanlara Tavsiyeler...


"Ben ne olacağım ? ” … Bugüne kadar ders verdiğim öğrencilerden, web sitem ve bloglarım üzerinden bana ulaşanların en çok sordukları sorudur. Üniversite ve bölüm farkı gözetmeksizin okuyan, yeni mezun olacak öğrencilerin veya mezunların içinde hep aynı endişe mevcut. Meslek yüksek okullarında iki yıl veya üniversitede dört yıl boyunca aldıkları eğitimlerde bir yığın konuyu görmelerine rağmen kendilerini iş hayatına hazır hissetmiyorlar. Eğitim sistemimizi burada irdelemek gibi bir niyetim yok. Ayrıca öğrencilerimizinde özellikle üniversite yaşamlarının ilk senelerini “lay lay lom” şeklinde geçiriyor olmalarını da vurgulamam gerek. Yani çuvaldızı biraz da kendilerine batırmaları gerek.
Bugüne kadar çeşitli yollardan bana ulaşanlara verdiğim cevaplardan yola çıkarak aşağıdaki maddeleri hazırladım. Bunlar tamamen benim tecrübelerimden oluşan kişisel düşüncelerim. Bilgi teknolojileri sektöründe geçirdiğim 30 yıla yakın zaman ve bunun son 25 senesi yönetici olarak yaşadıklarım, gördüklerim, kazançlarım ve kayıplarım sonrasında bana kalan tortuları bir araya getirerek siz genç arkadaşlarımla paylaşıyorum. Özellikle yönetici olarak bana iş müracaatında bulunan genç arkadaşlarda gördüğüm eksiklikleri de belirtmeye çalıştım.
Önümüzdeki 10 yılda geçerli olacak bilişim sektöründeki teknolojileri ve uzmanlık alanlarını da belirledim ve seçiminize yarar sağlayacak kriterleri özet olarak açıklamaya çalıştım. Daha detaylı bilgi almak isteyenler hiç çekinmeden bana mail (aozkan@bilgisite.com) atabilirler…Her zaman olduğu gibi elimden geldiğince sorularınıza ve merak ettiklerinize cevap vermeye çalışacağımı bilmenizi isterim. Denemesi bedava :)
Bilişimci olun…
Yazılımcı / Donanımcı değil bilgi işlemci olun. Üniversitede ders verirken genç arkadaşlara hep bu sözü söyledim. Okurken bunun ne anlama geldiğini bilmezler pekte önemsemezlerdi ne zaman ki mezun olup gerçek hayata atıldılar o zaman anladılar ne demek istediğimi. Bilgiye sahip olan ve onu kullanan biri olun. Yazılım tarafında çalışırken donanımdan da bilginiz olsun. Donanım tarafındayken de yazılımların nasıl çalıştığını bilin…Haberleşme/İletişim teknolojilerini öğrenin. Her konuyu derinlemesine bilmenize imkan yok ama en azından belli bir düzeye kadar bilgi sahibi olmanızı öneriyorum. Donanım, sistem yöneticiliği görevlerinde bulunan kişiler kurdukları sunucular üzerinde hangi yazılımların nasıl çalıştıklarını çoğunlukla bilmezler veya ilgilenmezler. Oysa hangi yazılımların nasıl çalıştıklarını öğrenirseniz, merak edip araştırırsanız proaktif olarak gereken önlemleri alır, olabilecek sorunları daha iyi analiz eder ve daha hızlı çözersiniz. Aynı şekilde yazılım/programlama konusunda çalışan birisi olarak yazdığınız kodların, kurduğunuz yazılımların sunucu üzerine ne gibi yükler getireceğini bilerek, hesap ederek çalışıyor olmanız size daha geniş bakış açısı kazandıracaktır. Geliştirilen uygulamalar artık Internet üzerinden çok kullanıcılı olarak çalıştırılmaktadır. İletişim ağları, sunucular, kurulan güvenlik sistemleri bu uygulamaların çalışma performanslarını etkilemektedir. Bunları bilmeden, göz önünde bulundurmadan yazılım geliştirmek, sunucu kurmak ne kadar doğrudur ? Yazılımcı arkadaşlara sorardım kullandığınız tabloların arasında en fazla kaydı olan hangisidir diye çoğunlukla cevap vermezlerdi. Merak etmemişler nedense ? Donanımcı arkadaşlarla sorardım veritabanı çalışan sunucunun üzerindeki disk sistemlerinin hızlarını, RAM bellekler üzerindeki etkilerini, nasıl konfigüre ettiklerini verdikleri cevap çoğunlukla “bir danışman geldi ayarladı bizde onu kullandık” şeklindeydi. Ayrıca kariyerinizde yöneticiliği hedefliyorsanız bir şirketin bilgi teknolojileri departmanını yönetecekseniz her konuda bilgi sahibi olmanız gerek bunu unutmayın. Yolun başındayken hedefinizi belirleyin ve kendinizi buna hazırlamak için elinizden ne geliyorsa yapın…
Teknik bilgi ve becerinizi arttırmanın yanında yönetim, ekonomi ve piyasalar hakkında da bilgili olmanız size yarar sağlayacaktır. Özellikle üniversite sonrası yüksek lisans yapabilme imkanınız varsa veya sosyal enstitülere giderek, işletme, endüstri alanları üzerine ilave eğitimler almaya çalışın. Özellikle kariyer hedeflerinize ulaşmada yöneticilik seviyesine gelmeniz için teknik tarafınızın güçlü olması yanında işletme ile ilgili bilgilerinizinde olması size yarar getirecektir. BT departman yöneticisi olduğunuzda bütçe hazırlama, satın alma teknikleri, maliyet hesaplama, yönetimsel beceriler, ilişki yönetimi gibi konular sizin karşınıza çıkacaktır.
İngilizce’niz olsun…
Olmazsa olmaz…Meslek hayatınızda hep karşınıza çıkacaktır kariyeriniz için ingilizceyi kullanmanız gerekir. Yanında ikinci bir dili de katarsanız diğerlerine fark atarsanız. Zamanınızı iyi değerlendirin, yıllar çok çabuk geçiyor ve rekabet acımasız hal aldı. Sürekli sistemci, yazılımcı olarak çalışamazsanız, belli bir yaşa gelince iş bulmanız zorlaşacaktır. Kariyer hedeflerinizde yöneticilik, yükselme varsa başarılı olmanın yanı sıra yabancı dil çok daha önemli hale geldi. Globalleşen dünyada iletişim ve başarı için ilk şart İngilizce biliyor olmak…
Bu konuda fazla söze gerek yok…
3S kuralına tabi olun..
Sabır, Sadakat, Sebatkar olun…Girdiğiniz şirkette minimum 2-3 yıl kalın, sadık bir çalışan olun ve sahip olduklarınızla yetinin. Aç gözlü olmayın. Önünüzdeki uzun olacak iş hayatında size katkı sağlayacak bilgi, beceriler katacak iş yerlerini tercih edin. Meraklı olun, araştırmacı olun, soru soran olun, sorumluluk almaktan kaçınmayın. Yetkilerinizi kullanmaktan imtina etmeyin. İlave işler, sorumluluklar almaktan kaçınmayın. Angarya işlerde olabilecektir neticede yolun başındasınız ve çıraklık döneminiz boyunca bunlara katlanacaksınız. Unutmayın ki “şeytan detaylarda gizlidir.” Etrafınızda olan olaylara karşı uyanık olun, insan ilişkilerinde mesafeli olun ve her kesimden çalışanlarla iletişim içinde olun. Şirket içindeki dedikodulardan uzak durun. Size birşey kazandırmayacaktır. Yem olmayın.
Günümüzüde Y veya Z kuşağına mensup olanlar, yani sizler, kısa sürede hızlı ilerleme amacındasınız. Ancak iş hayatı uzun bir maraton ve başta hızlı olmanız size ileride de hızlı olacağınız anlamna gelmiyor. Çabuk yorulabilir ve geriye düşebilirsiniz. Emin adımlarla ilerleyin, CV’nizde kısa süreli çok iş yerinin olması size negatif puan getirecektir. Para her zaman önemli , ne kadar çok para kazanılırsa o kadar çok harcanır ama öğrenilen bilgiler harcanmaz ve size değer kazandırır. Bunun için iş yerleri seçiminde az para kazansanız bile size tecrübe ve bilgi kazandıracaksa tercih edin. Küçük bir iş yerinde önemli olmak veya büyük bir iş yerinde sıradan biri olmak. Hangisi sizi mutlu eder ?
Türkçe’yi düzgün kullanın……
Konuşma, yazma ve Sunum hazırlama becerilerinizi geliştirin. SMS yazar gibi maillerinizi yazmayın. Rapor ve sunumları hazırlarken amacınızı, projenizi doğru anlatabilmek için Türkçe karşınıza çok çıkacaktır. İş hayatında yazışma kuralları zamanla öğrenilir ama iş hayatına giren birisinin ana dilini biliyor olması istenir. İş başvurularında hazırlanan CV’lerde yapılan yazım yanlışlıklarını görünce o aday baştan kaybediyor. İş görüşmeleri sırasında kendini düzgün ifade edemeyen, anlamlı cümleler kuramayan, lafın sonunu getiremeyenler, lafın başı ile sonu ayrı yerlerde olanlarla çok mülakat yaptım. Bu kişileri işe alsam şirketteki diğer çalışanlarla nasıl iletişim içinde olacaklar daha önemlisi yöneticisiyle nasıl anlaşacak diye düşünürüm. O yüzden konuşmanızı ve yazmanızı geliştirin…Sokak ve SMS dilinden uzaklaşın…
Kendinize zaman ayırın ve bilgisayar başında yararlı zaman geçirin.
Günde en az bir saat kendinize ayırarak işinizle ilgili, uğraştığınız konularla ilgili araştırmalar içinde olun, yerli-yabancı kaynakları okuyarak bilgi dağırcığınızı genişletin. Internet’in nimetlerinden yararlanın. Chat yaparak, oyun oynayarak hatta TV izleyerek zamanınızı boşuna harcamayın. Öğreneceğiniz çok şey var diğerlerinden sizi farklı kılacak bilgilere sahip olmalısınız ki fark edilin. Bu meslekte her daim öğreneceğiniz çok şey var ve asla bitmeyecek. Aslında yaptığınız işler aynı olmakla beraber kullandığınız teknolojiler değişiyor. Teknolojik gelişmeleri takip edin, mesleki yayınları düzenli okuyun, araştırma dosyalarını okuyun, bilgisayarınızda kütüphaneniz olsun ve bulduğunuz dosyaları saklayın. Bilgisayarınızda mümkünse test ortamları hazırlayarak kendinizi geliştirebilirsiniz. Dediğim gibi bunun için kendinize zaman ayırmanız gerekir. Daldan dala atlamadan belli bir program dahilinde, disiplin içinde araştırmalarınızı gerçekleştirin ve sıkılmadan, yorulmadan devam ettirin.
Sosyal olun, çevrenizi genişletin.
Facebook, Linkedin gibi sitelere üye olun ama bunu iş hayatınıza katkı yapacak şekilde kullanın. Düzenlenen etkinliklere katılmaya çalışın. Buralarda tanıştıklarınızın kartvizitlerini alın ama kaybetmeyin. Onlarla çeşitli şekillerde iletişime geçerek irtibatınızı sürekli hale getirmeye çalışın. İş dünyası sanılanın aksine küçüktür ve zamanla anlayacaksınız ki sektörde herkes herkesi tanır ve bilir. Sosyal paylaşım sitelerine ekleyeceğiniz her türlü resimler, ifadeler, yazılar, alıntılar size ait olacağından bunların ileride size sorun yaratmaması için dikkatli ve seçici olun. Referans olarak buralardaki bilgiler IK’lar tarafından kullanılmaktadır bu nedenle başınızı ağrıtabilecek davranışlardan uzak durun. Sosyal olmanız, girişken bir yapıda olmanız, IT’ci olarak cam odalardan çıkarak topluluklar içinde olmanız sizi farklı kılacaktır. Sahip olduğunuz bilgi ne kadar çok olursa fark edilmenizde o kadar kolay olur.
Hangi iş alanları ?
Üniversiteden mezunsunuz ama hangi alanda çalışacağınızı bilmiyorsunuz. Panik yapmayın, çok normal, çünkü o kadar çok alan var ki. Aşağıda günümüzde ve bundan sonraki dönemlerde geçerli olacak alanları çıkarmaya çalıştım. Kendinize en yakın hissettiğiniz branşlara yönelin, kendiniz için SWOT analizini yapın ve sonuçları objektif olarak değerlendirin. Alternatiflerinizi ne kadar çok arttırırsanız, seçenekleri ne kadar çok çeşitlendirirseniz karar vermeniz kolaylaşır. Her ne kadar bu kadar çok bilgi karşısında karar vermek size zor gelebilirse de bu konuda güvendiğiniz kişilerle görüşerek onların fikirlerini almanızda fayda var. Önünüzdeki 25-30 senin planını 5 senelik periyotlar halinde yapın ve bireysel hedefler koyun kendinize. Başarısızlığın olacağını bilin ama buna takılmayın. Hatalardan ders alarak tekrarlamayın.
Sanallaştırma / Bulut Bilişim
Günümüzün ve bundan sonraki on-onbeş yılın popüler konusu. Teknik bir alan olmakla beraber işin yönetimsel tarafı da olduğunu belirtmem gerek. Kullanılan teknolojiler gelişmekte ve standartlar oluşmaya başladı. VMWARE, Hyper-V, Citrix gibi sanallaştırmada kullanılan teknolojilere eğilebilirsiniz. Özel/kamu bulutlar kurulması tarafında çalışmalara katılabilirsiz. Green IT denilen daha yeşil sistem odalarının tasarımı konularında çalışabilirsiniz. İleriki yıllarda enerji en büyük sorun olacaktır Bilgi Teknolojileri açısından. Bu gerçeğin farkında biri olarak, gerekli bilgilere sahip olmanız size avantaj getirecektir. Burada da hatırlatmakta fayda görüyorum işin sadece teknik tarafından bakmayın yönetimsel ve ekonomik açıdan da bilgili olun. Çünkü yeni bir ekonomi yaratılıyor. Internet ekonomisinin yerine gelen bulut ekonomisi , Bilgi Teknolojilerinin mevcut iş yapış şekillerini kökten değiştirecektir.
Programlama
WEB 2.0 teknolojileri ile yazılım tarafında uzmanlaşmak isteyenler için Flash,HTML5, Silverlight gibi programlama dillerini öğrenmelerini tavsiye etmekteyim. Önümüzdeki yıllarda Internet üzerinden , bulut bilişim kullanılarak uygulamaları çalıştırmak çok yaygınlaşacaktır. Ayrıca mobil teknolojilerin çok daha fazla kullanılıyor olması yazılım ihtiyaçlarını da beraberinde arttıracaktır. Bu nedenlerden dolayı yazılım tarafını kendinize yakın hissediyorsunuz bu alanı rahatlıkla seçebilirsiniz. Yazılımcı olarak 5-10 sene çalıştmayı göze almanız gerekir. Bu zaman zarfında proje yönetimi konularına da eğilmenizi ve kendinizi yazılım müdürü olarak hazırlamanızı önereceğim. Teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek bu teknolojileri kullanan firmalarda rahatlıkla iş bulabilirsiniz.
Güvenlik teknolojileri
Artan teknoloji kullanımı beraberinde güvenlik konusunu da öne çıkartacaktır. Önümüzdeki yıllarda güvenlik konuları sürekli gündemde olacaktır. Bulut bilişim, mobil teknolojiler ve yazılımların internet üzerinden yoğun kullanımı şirketlerde güvenlik ihtiyaçlarını da arttıracaktır. Donanımsal ve/veya yazılımsal güvenlik çözümleri günümüzde olduğu gibi bundan sonra da revaçta olacaktır. Güvenlik teknolojileri kendi içinde farklı kollara ayrılır ; firewall, saldırı tespit, LAN/WAN güvenlikleri, veritabanları güvenlikleri, PC/Notebook güvenlikleri, antivirüs, spam filter gibi konularda uzmanlaşarak iş bulma imkanınızı arttırabilirsiniz. Güvenlik konusundaki ürünlern büyük kısmı yabancı kökenli firmalara ait olduğundan Ingilizce biliyor olmanız size çok büyük artı değer kazandıracaktır.
Mobil Teknolojileri
Önümüzdeki 5-10 yılın en popüler konusu mobilite olacaktır. Her yerden, her türlü cihazla ve sürekli internete bağlı olarak çalışmak bir yaşam biçimi haline gelecektir. Aşağıda verdiğim rakkamlara bakarak sizde bir fikir sahibi olabilirsiniz.
Mart 2011 itibariyle Türkiye’de *;
- Toplam 61,7 milyon mobil abone bulunmaktadır.
- 2003 yılında sadece 18 bin internet abonesi bulunmaktayken, sekiz yılda 9,1 milyona ulaşmıştır.
- Mobil genişbant internet abone sayısı 1.8 milyona ulaşmıştır.
- Toplam mobil genişbant internet kullanım miktarı 5.460 TByte
- Toplam sabit genişbant internet kullanım (indirme ve yükleme) miktarı yaklaşık 365.000 TByte (yaklaşık %88’i veri indirme, %12’si veri yükleme) şeklinde gerçekleşmiştir.
Mobil teknoloji iş kolunda hem yazılım hem donanım ürünlerinin geliştirilmesi, pazarlanması, sistemlerin kurulması gibi konularda çalışabilirsiniz. Teknolojik gelişmeleri yakından takip etmeniz, iletişim tipleri hakkında bilgi sahibi olmanız, santral ve cihazlar üzerine alacağınız eğitimlerle kendinizi hazırlayabilirsiniz. İletişim kabiliyetleri genişledikçe uygulamalarda artacaktır. Türkiye’de ISP olarak hizmet veren kuruluşlarda (Mart’11 itibariyle Haberleşme sektöründe faaliyet gösteren işletmeci sayısı 489, ISP olarak hizmet veren firma sayısı 49’dur) sistem mühendisi, proje yöneticisi gibi pozisyonlarda (Türk Telekom’un çalışan sayısı 25.582, mobil işletmecilerin toplam çalışan sayısı 7.668 ve diğer işletmecilerin çalışan sayısı 4.643 *) görev yapabilirsiniz. Sizlere çalışmaya başlamak için en çok tavsiye edeceğim iş kollarından bir tanesidir.
Voice/VoIP Uzmanlığı
Bilgi Teknolojilerinde farklı bir uğraş dalı daha. Türkiye’de iletişim ağlarının yeterince yaygınlaşmamış olması ve var olanlarında kalitesizliği bu sektörün dezavantajlı yönleri. Ancak telekomünikasyon sektörü 2002′den bu yana çok hızlı geliştiğinden ses ve video konferans uygulamaları da artacaktır.
Mart 2011 tarihi itibariyle Türkiye’de * ;
- Alternatif işletmecilerin toplam fiber uzunluğu 41.495 km’dir. Türk Telekom’un ise 2010 yılı sonu itibariyle 126.518 km fiber optik altyapısı bulunmaktadır.
- Toplam mobil trafik hacmi 33,95 milyar dakika olarak gerçekleşmiştir.
Şirketlerin maliyetlerini düşürmesi için bu teknolojilere eğildikleri ve kendi içlerinde yaygın olarak kullanacaklarını öngörüyorum. Ayrıca mobil teknoloji alt sektörü ile de dirsek temasının olduğunu da söylemem gerek. Cep telefonlarından 3G yayınları yakın zamanda bugünden daha çok kullanılacaktır. Yakın zamanda Microsoft’un Skype firmasını satın alarak bu alana yatırım yapıyor olması bu öngörümü desteklermektedir. Cisco, Polycon, Avaya gibi firmalar ve ürünleri bu alanda en bilinir olanlarından. Skype, Microsoft OCS (yeni adı Lync) en yaygın yazılımlar.
ERP uzmanlığı
ERP yazılımlarında uyarlayıcı olarak çalışabilirsiniz. Günümüz Türkiye’sinde irili ufaklı bir çok ERP uygulamasını kullanan firmalar mevcut. ERP uygulamalarının en bilinir olanları SAP, ORACLE; JDEdwards gibi yabancı olanlar ağırlıklıdır. Türk kaynaklı yazılımlarda mevcuttur. ERP yazılımlarının kurulum, bakım desteğini veren firmalarda görev alabilirsiniz. Bunun için ekonomi, işletme ve endüstri alanlarında ilave bilgi sahibi olmanız size avantaj getirecektir. Sosyal ilişkilerinizin kuvvetli olması, insanlarla olan iletişiminizin iyi olması, analiz yeteneğiniz size başarı getirecek yan unsurlardır. Zamanla görev aldığınızı proje sayısı arttıkça beraberinde tecrübenizde artacak ve danışman olarak daha iyi pozisyonlarda çalışabilirsiniz. Bu alanda görev yaparken; Veritabanı yöneticiliği, iş zekası uzmanlığı gibi branşlara da geçmeniz olasıdır.
İş Zekası
Günümüzde artan veri yoğunluğu arasından yararlı bilgi elde etmek için iş zekası uygulamaları kullanılmaktadır. Özellikle müşteri ihtiyaçlarının belirlenmesi, pazar-ürün analizleri, gelecek tahminleri gibi konular İş zekasından faydalanılmaktadır. Bu uygulamaların şirketlere uyarlanmasında görev alabileceğiniz gibi bu uygulamaları kullananda olabilirsiniz. Veritabanlarının çalışma mantıkları, analiz süreçleri, sorgulama metodları gibi konularda bilgi sahibi olunması gerekir. Projelerde çalıştıkça elde edilecek tecrübe ve beraberinde alınacak teknik eğitimlerle bu konuda uzman olabilirsiniz. Şuan için kısıtlı imkanlara sahip olsa bile önümüzdeki 5-10 yıl içinde firmaların bu konulara daha çok önem vereceğini öngörmekteyim. Artan ihtiyaçlar beraberinde uzman kişi arayışını da getirecektir. ERP uzmanlığı, veritabanı yöneticiliği gibi branşlarda da görev yapma olasılığınız mevcuttur.
Veritabanı Yöneticiliği
Günümüzde ve önümüzdeki 10 yıl içersinde Türkiye’nin veri miktarı çok hızlı artacaktır. Bu verilerin tutulduğu veritabanlarının yönetilmesi de popüler olacaktır. Bu nedenle ORACLE, MS-SQL, IBM DB2 hatta MySQL veritabanı uygulamalarını bilen uzman arayışı da yaygınlaşacaktır. Bu iş alanını şiddetle sizlere önermekteyim. Diğer iş alanlarına göre biraz daha zahmetli ve zor olduğunu baştan söylemem gerekir. Ancak çok keyifli ve bir o kadar da prestijli bir iş kolu olduğunu söyleyebilirim. Türkiye’de bu alanda yetişmiş eleman azlığı mevcut ve pek bilinmiyor. Bilinçli bir tercihle bu alanı seçmeniz halinde 3-5 sene sonra maddi ve manevi olarak tatmin olabilirsiniz. ERP ve İş zekası gibi diğer iş kollarıyla birlikte çalışma imkanı sizin açınızdan avantaj olacaktır.
Proje Yönetimi
Şirketlerde ve BT departmanlarında gerçekleştirilecek olan projelerin tasarlanmasında, yönetiminde ve kontrolünde olmak isterseniz bu branşta uzmanlaşmanız gerekmektedir. Proje yönetimi üzerine alacağınız eğitimler ve proje yönetim uygulamalarını kullanarak işinizi yapabilirsiniz. Diğer branşlara göre daha dar kapsamlıdır. Proje yönetimi ülkemizde pek önemsenmez ve çoğunlukla mevcut yöneticilere ilave iş olarak verilir. Ancak bu şekilde yaklaşım yanlıştır ve başarısız projelerin nedenlerinin başında gelir. Ayrı bir uzmanlık gerektirmektedir. İşletme, mühendislik formasyonlarına sahip olmanız size avantajlı hale getirecektir.
ITIL/COBIT/BT Denetim Uzmanlığı
Globalleşme sonrasında, Avrupa birliği entegrasyonu ile birlikte firmaların bilgi teknoloji departmanlarında bu iş kolunda uzman elemanlar istihdam edilecektir. Özellikle banka ve büyük şirketlerde şimdiden bu alt departmanlar kurulmaktadır. BT departmanlarındaki çalışan mevcut elemanlara eğitim verdirilerek bu iş kolunda çalışmaları için imkanlar sağlanmaktadır. Sizde bu alanda çalışmayı seçerek farklı bir yönde kendinizi geliştirebilirsiniz. Eğitimlere katılarak vizyonunuzu geliştirin, internet üzerindeki kaynakları okuyarak bilginizi arttırın, ingilizcenin size kazandıracağı bir iş kolu olduğunu bir kez daha vurgulamam gerek.
Çağrı Merkezi
Yeni teknolojik gelişmeler, yeni uygulamalar, yeni ürünler hepsi daha fazla müşteriye ulaşmak için. Ülkemizde çağrı merkezlerinin sayısı hergeçen gün artmakta ve daha da artacağını söyleyebilirim. Sizde bu merkezlerde görev alarak faklı bir kolda çalışabilirsiniz. Yorucu ve zahmetli olmakla beraber müşterilerle yakın temasta olmak, onların sorunlarına çözümler bulmak ayrı bir zevk olduğunu unutmamak gerek. Eleman açığı olan bu iş kolunda en elttan başlayarak bir ila üç sene içinde sorumlu ve hatta yönetici konumuna gelebilirsiniz. Ayrıca çağrı merkezlerinde çalışarak kazanacağınız parayla arta kalan zamanlarınızda alacağınız eğitimler için finansman kaynağını da elde etmiş olursunuz.
* (BTK 2011 1. çeyrek raporu)

7 Nisan 2009 Salı

Notebook'lar için güç tüketim değerleri

Merhabalar,

Elime gecen bir bilgiyi sizlerle paylasmak istiyorum. ABD’de yapilan bir arastirma sonucunda notebook guc tuketiminin dagilimi asagidaki gibi.

Ekran : 43%
Chipset : 21%
İşlemci : 9%
Grafik kart : 8%
Hard Disk : 5%
Network : 4%
Diğer : 10%


Görüldüğü üzere ekran ve ekrandaki grafikler, resimler ve yoğunluk notebook guc tuketiminin yarisindan fazlasi. Ekran uzerinde ne kadar az ikon olursa, arka plan resmi kullanilmazsa, yogunluk degerleri normal haline getirilirse daha az enerji tuketilecektir. Ayrica cogu notebook uzerinde bulunan "Guc Tuketim Ayarlama" seceneklerini aktif olarak kullanmanizi oneririm.

Ilave olarak notebook ile calisirken guc kablosunu cikartin ve aynen cep telefonlarinda oldugu gibi pil bittikten sonra sarj edin. sarj ederken notebook kullanmamaya ozen gosterin.

Bir iki ayarlamalarla ve biraz dikkatle daha uzun zaman istediginiz yerde istediginiz gibi notebook ile enerji ihtiyaciniz olmadan calismaniz dilegiyle...


Bilgilerinize…

18 Mart 2009 Çarşamba

İşlemciye Takılanlar

Ahmet ÖZKAN'ın Notu : Bu yazı 2001 yılında yazılmıştır.

Son zamanlarda bilgisayarımdan geçenleri sizlerle paylaşmayı istedim. Bakalım sizlerde neler uyandıracak ?


Oğlum ilkokula başladığında, yazma ve okumasına yardımcı olsun diye bilgisayardan faydalanmak istemiştim. Ancak daha ilk satırda “a” harfine takıldık. Okulda öğretilen harfi ile bilgisayardaki harf aynı değil !!!
Niye sorusunun cevabını veremedim. Üstüne üstlük bilgi işlemci babaydım ben...Font dizayn ederken niye böyle diye düşündüğümde bir çıkar yol bulamadım. Siz biliyor musunuz ???

E-groups üzerinde takip ettiğim bazı listelerde çok ilginç konular ve görüşler yer almakta. Ülkemiz insanın olaylara ve insanlara bakış açısını çok yakından tanıma fırsatını elde etmekteyim. Özellikle meclisimizin bilgisayar okuma ve yazma oranın ne seviyede olduğunu görmek ve onlardan bize uygun çözümler beklemek sanırım yakın değil... Bu tür gruplara katılarak, doğrudan muhatap olarak sorunlara ilgi göstermek vatandaş kesiminde çok büyük puanlar kazandırmakta... Aynı şekilde bu grupların aktif üyesi olarak sesini duyurmakta vatandaşlık görevi olsa gerek. Siz ne dersiniz ???

TT üzerinde spekülasyonlar had safhada. Internet vergisi çok konuşulmakta. Ancak TT’nin özelleştirilmesi gündemde olduğu için yatırımlar askıya alınmış ve bu yüzden iletişimdeki sorunların bu yılda devam edeceğini söylemek zor olmasa gerek. Böylece hem Internet kullanıcıları, hem de büyük şirketler, iletişim problemlerinden kurtulamayacaklar. Bundan dolayı da alternatif yazılım ve donanım çözümlerine yönelmenin ülkemizin kaynaklarını harcamak olduğunu düşünüyorum. Siz katılır mısınız ???

Yukarıdakine benzer bir biçimde, bilgisayar güncellemeleri ve yazılımların bir üst sürümüne geçiş modasından dolayı şirketlerin bilgi işlem yöneticileri kara kara düşünmekteler. Kullanılan makine ve yazılımların -en iyimser tahminle- %25’ini kullanabildiğimize göre yenisine geçmenin ne alemi var ?. Yurt dışına giden dolarlarımız çocuklarımızın geleceğinden çalınıyor. Siz katılıyor musunuz ???

Ekonomik darboğaz nedeniyle zor günler geçirmeye aday Internet Servis Sağlayıcıları nedeniyle bunlardan hizmet alan kurumsal şirketlerin iletişim alt yapılarının sekteye uğraması ihtimali baş göstermektedir. Yeterince iyi hizmet alamamak, sorunlara zamanında çözüm bulunamaması gibi servis sağlayıcılarından gelen aksaklıklara bir de TT’den gelenleri eklersek ne olacak bu işin sonu ? Kurumsal şirketlerin önünde alternatiflerin olmayışı ya da çok az olması başka sorunları doğuracak. Siz bunları yaşıyor musunuz ???

Son olarak sevindirici bir haberi paylaşayım. Daha önceki yazılarımda, üniversitelerde ki imkanları ve yaşadıklarımı sizlere aktarmıştım. Sağ olsun bu köşeyi de okuyanlar var mış !!!. Bir veritabanı şirketi benimle temasa geçerek eğitimsel katkıda bulunmayı teklif ettiler. Şimdi okul yönetimi ile temas halindeler. Umarım iyi bir şeyler çıkar. Ne güzel...

Bakalım haftaya işlemciden neler geçecek ...?

18 Mart 2000 Cumartesi

Müşteri Destek Masası

Ahmet ÖZKAN'ın Notu : 2000 yılında yazmış olduğum bu yazı hala güncelliğini koruyor. Hatta bu zaman zarfi içinde başka olaylarda geldi başıma, tespitlerimde mevcut. Başka bir yazı konusunda bahsederim. Teknolojiler gelişiyor ama onları kullanan insanların da gelişmeleri gerek.



Geçtiğimiz günlerde şifreli yayın bir yayın kuruluşumuzdan var olan üyeliğimi devam ettirmek için “Müşteri İlişkileri” servisinden telefon geldi. Gerekli kontroller yapıldıktan sonra, üyeliğimi devam ettirmek isteyip istemediklerini sordular. Ben de devam ettireceğim dedim. İşte bu andan itibaren sorunlar başladı... Bana kredi kart numaramı sordular. “Neden istiyorsunuz, üyeliğimi devam ettirmek için buna gerek yok” diye cevapladım ve “Geçtiğimiz beş yıl boyunca var olan kredi kartımdan zaten düzenli olarak çekiyorsunuz, herhangi bir değişmede yok. Prensip olarak vermek istemiyorum” diye ekledim. Müşteri ilişkileri servisinde çalışan kişilerin ekranlarında kredi kartımın numarası gözükmüyormuş onun için ısrarcı oldular. Bu sefer olaya bilgi işlemci yönümü katmaya karar verdim. “Demek sistem analistleriniz sizin bu işlem için kredi kart numarasına gerek görmemişler ve ekrana koymamışlar. Güvenlik açısından sakınca teşkil ettiğini düşünüyorum” şeklinde konuşmaya başladık. Uzun bir konuşma sonucunda kredi kart numaramı vermedim, bu işle ilgili olarak daha yetkili bir kişi ile konuşmak istediğimi belirttim, onlarda üyeliğimi devam ettiremeyeceklerini söyleyerek nazikçe telefonu kapattık. Aradan bir hafta geçti. Tabii kimse aramadı bu konu hakkında. Sonra başka bir müşteri temsilcisi aradı ve üyeliğimin sona ermesine az kaldığını hatırlattı. Aynı işlemleri bu sefer onunla yaptık, sonuç tabii aynı. Bu sefer ben biraz sert çıkınca yetkili kişiyi aratacağını söyledi. Biraz sonra Müşteri İlişkileri Servis Yöneticisi aradı beni. Olayı anlattım ve bilgi işlem yöneticisi olduğumu da belirttim. Üyeliğin devam etmesi için kredi kart bilgime gerek var mı ?. Ne zaman lazım olur, bankadan para çekme işleminde veya bir sorun çıktığında. Onun dışında hiç gerekli değil. Ayrıca serviste kullandığınız programda da gösterilmiyorsa niye ısrarcı oluyorsunuz ki. Bu şekilde özetlenebilecek konuşmalar ardından “Hem ben daha önce şikayette bulundum, niye kimse aramadı beni ?” diye sorunca, son bombayı patlattılar. Efendim konuşmaların hepsi kayıt ediliyormuş da, sorunlu olanlar dinlenip gerekli işlemler yapılıyormuş. Hatta kişiyle ilgili bir iltilafa düşüldüğünde kendisine sesiyle cevap veriliyormuş. Ben ısrar edip, konuşmalarımı dinlemek istiyorum diye bastırınca bana dinletemediler... Sonunda rest çektim ve haklı olduğum için de üyeliğim devam etti. Tüm bunları müşteri ilişkileri servislerinin günümüzde çokça tartışıldığı için yazıyorum. Yeteri kadar eğitilmemiş elemanların, yetersiz ekipman ve programlarla müşteri ilişkileri servislerini vermeleri mümkün değil. Program tasarımı sırasında atlanılan hususların şirketi zor durumda bırakacağı unutulmamalıdır. Bu tür sorunlar yaşandığında tek taraflı düşünmeden revizyonlara gidilmelidir. Müşteri şikayetlerinin zaman kaybedilmeden değerlendirmeye alınmalıdır. Çoğu şirkette, e-mail yoluyla yapılan müracaatlar ya zamanında değerlendirilmiyor ya da okunmuyor...! Beklenen, bu tür şikayetlerin gerekli hassasiyet gösterilerek yetkili kişiler tarafından çözülmesi ve cevaplanmasıdır. Şirketler bir bütün olarak değerlendiriliyor, sadece halkla ilişkiler veya müşteri destek masalarıyla değil...