24 Ağustos 2011 Çarşamba

Güvenlik Teknolojileri (Security Technologies)

Önümüzdeki beş yıl içersinde güvenlik konusu BT yöneticilerinin gündemlerinden hiç düşmeyecektir. Bugünden daha fazla olarak üzerinde durulması gereken bir hal alacaktır. Artan teknolojik gelişmeler ve kullanım çeşitliliği, yoğunluğu karşısında güvenliğin sağlanması daha da zorlaşacaktır. Mobil teknolojiler, data iletişimleri, mobilite, artan veri trafiği ve yoğunluğu, kullanılan cihazların çeşitliliği gibi faktörler güvenlik konularında daha da hassas olunmasını gerektiriyor. Kullanıcı profillerinin değişmesi, alışkanlıkları, sosyal medya kullanımı, artan internet ve e-mail trafiği güvenlik açıklarını çeşitlendirmektedir. Virüsler, saldırı atakları, kandırmaya yönelik web sayfaları, fake e-mail mesajları her zamankinden daha fazla tehditkar. Notebook/tablet’lerin PC’lerden daha fazla kullanılır hale gelmesi, akıllı cep telefonları, PDA cihazları güvenlik sistemlerinin açık noktaları olarak karşımızda duruyor.

IDC’nin Türkiye için 2010 yılı araştırmasında BT yöneticilerinin gündemindeki ilk konunun BT sistem ve teknolojilerinin güvenliğinin sağlanması olduğu tespit edilmiş. Telekom şirketleri, bankacılık ve resmi kurumlar başta olmak üzere 2008’den bu yana her yıl güvenlik harcamaları %10 artmış durumda. Aynı araştırmada en önemli üç güvenlik riski; Trojanlar, Spyware ve bilginin çalınması olarak sıralanmıştır. Özellikle şirket içindeki çalışanların bilinçli olarka şirket bilgilerini dışarıya çıkartmaları, sızdırmaları en çok risk olarak görülmektedir. Ayrıca kullanıcıların farkında olmadan, bilmeden veri ve bilgi kaynaklarını kaybetmeleri, silmeleride başka bir sorun olarak görülmektedir.

Bugüne kadar bilinen güvenlik teknolojileri ve uygulanan yöntemlerin yerini daha da karmaşık ve kompleks güvenlik sistemleri alacaktır. Güvenliğin sağlanması için şirketlerin iletişimi merkezileştirmeye yönelecek ve daha sert tedbirlerin uygulanması gerekecektir. Kullanıcıları rahatsız etmeden, iletişim trafiğini aksatmayacak şekilde güvenlik politikalarının kurulması lazım gelecektir. BT departmanlarında işi sırf güvenlik politikalarını uygulamak/kontrol etmek ve geliştirmek olan alt birimler olacaktır. BT bütçelerinde güvenlik yatırımları önemli bir harcama kalemi olacağını ve her yıl artacağını öngörmekteyim. Notebook/PC güvenliği, özellikle notebookların çalınmasına karşı tedbirler, USB üzerinden kontroller, wireless erişimleri, misafir networkleri, 5651 erişim yönetimi, spam filtering, internet erişimlerinin kısıtlanması gibi konularda alınması gereken bir sürü tedbirler var ve bunların çoğu kullanıcılar tarafından sevimsiz karşılanmaktadır. Ayrıca şirketlerden sosyal paylaşım sitelerine erişimlerinin kısıtlanması, anlık mesajlaşma uygulamalarına izin verilmemesi gibi tedbirlerde kullanıcıları rahatsız ediyor. Ayrıca satış&pazarlama gibi departmanların bunlara ihtiyaç duymaları da ayrı bir sorun yaratmaktadır. Bu nedenle BT Yöneticileri alacakları tedbirleri, uygulayacakları politikaları şirket yönetiminin desteğini ve onayını alarak hayata geçirmeleri gerekmektedir. Kullanıcıları sürekli eğiterek, bilinçlendirme görevlerini ihmal etmemelidirler.

Artan veri trafiği karşısında veritabanlarının güvenliğinin sağlanması da ayrı bir konudur. Veritabanı erişimlerinin kontrol altına alınması, ekran ve raporların erişimlerinin yetkilendirilmesi, alınan raporların dış ortamlara transfer edilmesinin engellenmesini sağlayan uygulamalara ihtiyaç duyulmaktadır. Kullanıcıların tek bir yerden sisteme giriş yapmaları (single sign on) ve erişim kontrollerinin kolay ve yönetebilir olmasını ağlayacak uygulamaların kullanımı artacaktır.

Sosyal paylaşım sitelerinin yaygın olarak kullanılması sonucunda dışardan sızmalar, farkında olmadan zombi cihaz hale gelmesini de sağlayabilir. Bu nedenle kontrollü olarak erişim izinlerinin verilmesi yoluna gidilmektedir. Bu tür sitelere erişim izinlerinin verilmesi beraberinde internet trafiğini arttırmakta ve günlük iş yapışlarına engel olacak hale getirmektedir. Üzerine üstlük birde çalışanlarının mesailerinin bir kısmını bu şekilde harcamaları da şirket yönetimleri tarafından hoş karşılanmamaktadır. Resim/video paylaşımları, haber sitelerindeki videolar artan data trafiğini olumsuz kılan bir başka kullanım şeklidir.

Tüm internet trafiğinin kontrol altına alınarak günlük olarak raporlanır hale getirilmesi için loglama-raporlama uygulamalarının kullanımını arttıracaktır. Kullanıcı bazlı olarka izinlerin verilmesi, trafiğin yönetilmesi, şirket içine raporlanması gerekmektedir. Benzer bir çalışma da e-mail trafiği içinde yapılmalıdır. E-maillerin arşivlenmesi ve kullanıcı silse bile sistemden silinmemesini sağlayacak

Deloitte’nin 2011 yılı “Bilgi Teknolojileri İş dünyası Dengesi” araştırma raporuna göre ülkemizde BT departmanlarının sadece %18’inde Bilgi Güvenliği Yöneticisi (CISO – Chief Information Security Officer) olduğunu ifade edilmekte ve bu oranın önümüzdeki 5 yıl içinde daha da artacağı öngörülmektedir. Bilgi güvenliği departmanının BT içersinde (Dünyada %15) %ya da dışında olması (Dünyada %54) tartışılan bir konu olduğunu hatırlatalım.

Önümüzdeki Pazartesi Sabahı ;

Güvenlik zaafiyetlerinizi tespit ederek önem sırasına dizin ve gidermek için tedbirlerinizi alın. BT bütçenizi her yıl için güvenlik teknolojilerine yatırım yapacak şekilde değiştirin. Bunun için şirket üst yönetimi ile yakın ilişki içinde olup onların onayını ve desteğini alın. Departman içinde işi sadece güvenlik olan birim oluşturun ve gerekirse dış kaynak hizmeti alın...

Bana göre ...

Bilgi teknolojilerinde güvenlik en çok konuşulacak ve baş ağrıtacak bir konu olacaktır. Ne kadar tedbir alınsa da mutlaka bir açık nokta olacaktır. Tedbirlerin alınmasında duygusal davranmayın ama paranoyak davranışlar içinde de olmayın.

24/06/2001

Sanallaştırma (Virtualization)

  • Sanallaştırma bir seferlik proje değildir, sürekliliği olan bir süreçtir.
  • Sistem odasında gördüklerinize inanmayın, bir daha dikkatli bakın.
  • IT sistemleri, mantıksal sistemlere doğru gelişme gösteriyor, sanallaştırma rüzgarına karşı durmak imkansız.
  • Daha az yer, daha az enerji, toplamda daha az maliyet ve azalan IT giderleri. “Green IT” ile tam uyumlu.
  • Vmware, Microsoft, Citrix arasında kıyasıya bir rekabet var.
  • Masaüstü sanallaştırma konusu çok yakın zamanda gündeme gelecektir.

Öncelikle sunucu tarafında yeni yatırımlar düşünülüyorsa sanallaştırmaya uygun blade modelli sunucuların alınmasını önerilmekte. Tabi bu sunucuların CPU ve özellikle RAM bellek olarak geniş kapasiteli olması gerek. En az dört çekirdekli 2 fiziksel CPU ve 32 GB RAM bellekli makinaların olması tercih ediliyor. Böylece atıl kapasitede çalışan birden fazla sunucuları tek sunucu altında toplayarak zaman, yönetim, yer ve enerjiden tasarruf edebiliyoruz. Sanallaştırılacak olan uygulamaları da önceden tespit edilmesi uygun olacaktır. Bazı yazılımlar çalışma koşulları sanallaştırmaya uygun olmayabilir bu yüzden hangi sunucuların üzerindeki hangi yazılımların sanal sisteme taşınacağının belirlenmesi gerek.

Ancak bunu yapabilmek için uygun sanallaştırma yazılımlarına da sahip olunması gerekiyor. Bedava olanları da mevcut lakin kurumsal firmalarda ve uygulamalar için risk teşkil edecektir. O halde bütçemize ilave olarak sanallaştırma yazılım lisansları ve onlara ait yıllık bakım bedellerini ilave etmeliyiz. Sanallaştırmada tek makina olmayacağı için yanına aynı ya da bir alt modelde sunucuyu da almak için bütçemize dahil etmemiz gerekiyor. Tek sunucu alacakken birden iki sunucu alıyoruz gibi gelecek karşımızda bütçemizi anlatacağımız yöneticeye...Burada BT yöneticisinin ikna ve iletişim becerisi devreye girecektir.

Sanallaştırma, Bulut bilişim’e geçişte ilk adımdır. Şirketler, bulut bilişim’e geçeceklerse öncelikle kendi sistem odalarında sanallaştırma çözümlerini uygulamaya almalılar. Böylece uygulamaları kendi ortamlarında test etmiş olacaklardır. Sanallaştırma sunucularına aktarılabilen uygulamaları bulut bilişime taşımak çok daha kolaydır. BT profesyonelleri açısından da sanallaştırma mantığından başlayarak kullanılan teknolojileri biliyor ve uyguluyor olmak bulut bilişime geçişte üstünlük sağlayacaktır.

Sanallaştırma olacaksa olmaz sa olmazı geniş disk kapasitelerine sahip disk sistemlerinin (storage system) olması gerekir. Yani şirketinize ait SAN sisteminiz yoksa sanallaştırma yapmanız da pek mümkün olmuyor. Sunucu üzerindeki disklerle yapılacak olan sanallaştırma tek makinayla olacagindan herhangi bir aksaklık durumunda otomatik taşıma gerçekleşmeyecektir. Disklerin bozulması durumunda da bilgilere erişilemeyeceğinden dataların ya da güncelliğin sağlanması BT uzmanlarının kabiliyetlerine kalmıştır. Söz BT uzmanına gelmişken sanallaştırma yapacaksak bu konuda daha önceden bilgi ve tecrübe sahibi bir uzmanı BT kadrosunda barındırmak gerek (eger dışkaynak firmasıyla anlaşmamışsak tabi) Ya da içerden bizimle uzun yıllar çalışmasında sorun olmayacak, sadakat testlerinden geçmiş bir uzmanı eğitime göndererek bilgi sahibi edilmesi gerekecek. Demek bütçemize bu kalemi de eklemekte yarar var.

Sanallaştırılacak olan yeni sunucular için illa ki yeni işletim sistemi lisanslarına ihtiyaç olacaktır. Eski işletim sistemleri sanallaştırma yazılımları ile uyumsuz olacağından (illa ki) ilave işletim sistemi ve buna bağlı olarak kullanıcı erişim lisanslarının da satın alınmasını bütçelerimize dahil etmemiz gerekiyor. Durun hemen itiraz etmeyin bir alt paragrafı okuyun... J

Herşey yolunda giderse bile BT yöneticisinin çözmesi gereken bir sorunu daha vardır, boşa çıkan sunucular ne olacak ? Kullanmaya devam mı edeceğiz o halde neden sanallaştırma yaptık ki sorusuna iyi bir cevap bulmamız gerek. Başka yerde , farklı lokasyonda değerlendirilecek ise aktif olarak kullanılacak demektir o halde bir paragraf önceki lisans maliyetlerine katlanmamız gerektiğini anladınız değil mi ?

Özet olarak mevcut sunucularımızı tek sunucu altında toplama arzusundaysak aşağıdaki kalemleri bütçelerimize ilave etmemiz gerekiyor;

- Blade server (2 adet)
- Sanallaştırma yazılım lisansları ve bakım bedelleri
- İlave diskler (SAN sistemimiz varsa)
- BT kadrosunun eğitimi (Sanallaştırma konusunda) Ya da dışkaynak firmadan destek hizmeti
- İlave gelecek işletim sistemi lisanslama bedelleri

Önümüzdeki Pazartesi Sabahı ;

Sanallaştırma için bugün daha fazla ne yapabilirim ? düşüncesinde olun. Tüm IT kaynaklarınızı sanallaştırma altında toplamak için planlar yapın. Kaynaklarınızı ve yen yatırım planlarınızı sanallaştırma için tekrar gözden geçiriniz..

Bana göre ...

Sanallaştırılmayı sınırlı sayıda makinayla gerçekleştirmeyin, fiziksel arıza durumlarına karşı hazırlıklı olun. Sanallaştırma yazılımını iyi belirleyin, özellikle lisanslama ve bakım bedelleri size sorun yaratmasın !...Sanallaştırma projesi eğer yeni bir sistem odası , yeni sistem kuruluşları olacaksa gündeme alınabilir mevcut sistemler varken sanallaştırma projesi ilave maliyetler getirecektir. Bilgi teknolojileri yöneticilerinin bu konuda detaylı çalışma yapması ve tüm seçenekleri en ince detayına kadar analiz etmesini öneririm.